Statista’nın son araştırmasına göre 2017’nin sonunda dünyada 2,7 milyar sosyal medya kullanıcısı olacak, bu sayının ise her sene yüzde 7 artış göstermesi bekleniyor.

Sadece bu veri bile tüm işletme sahiplerinin sosyal medyayı pazarlama amaçlı kullanmaları için büyük bir neden.

Ancak, dürüst olmak gerekirse, elimizde bir fırsat olduğu gibi aynı zamanda da karmaşık bir yapıyla karşı karşıyayız. Sosyal medyada doğru kitleyi doğru bir şekilde hedefleyebilmek sanıldığından daha zor.

Sosyal medya reklamlarına ve pazarlamasına yatırım yapmadan önce genel olarak iyi bir manzara çizmemiz gerekiyor.

Hedef kitlenize ulaştığınız anda yatırımınızın geri dönüşü yüksek ve hızlı olacaktır, ancak ulaşamadığınızda ise bütçeniz çok hızlı bir şekilde eriyecektir.

Ruby Medya olarak birçok blog yazımızda hedef kitlenizle sosyal medya üzerinden iyi ilişkiler kurmanız gerektiğini söyledik ancak bu tabii ki nihai bir hedef değil. İyi ilişkiler tek başına şirketinizin hedeflerini gerçekleştirmeyecektir. En çok sevilen şirket olmanın yanısıra kar eden bir şirket olmalısınız. Bu nedenle tüm sosyal medya pazarlama stratejilerinin nihai hedefi yatırımın dönüşünü arttırmaktır.

İyi biliniyor olabilirsiniz, markanız da tanınıyor olabilir ama sosyal medya pazarlamasını düzgün yapmazsanız yatırımınızı boşa harcayabilirsiniz.

Bu yazımızda sosyal medyada dönüşüm oranlarınızı arttıracak 7 stratejiyi anlatıyoruz. Bunları sektörünüze ve şirketinize uyarlamak ve geliştirmek ise sizin elinizde.

1. Sosyal Medya Akışınızı Programlayın

Sosyal medyanın en güzel taraflarından biri ülkenin hatta dünyanın her yerinden takipçiniz olabilir.

Ancak bu bir zorluğu da beraberinde getirir. Bu takipçilere karşı bir sorumluluğunuz bulunmaktadır. İnsanlar sizi paylaşımlarınız için takip ediyor ve sizden paylaşımlar bekliyor.

Bu paylaşımların da takipçilerinizin sosyal medyada olduğu zamanlarda yapılmasında fayda var.

İnsanlar istikrara güvenir ve önem verir. Eğer kitlenizle haftanın belli zamanlarında bir etkileşimde bulunursanız uzun vadeli bir marka sadakatine yardımcı olacak bir güven ilişkisi kurmuş olursunuz. Bu da yüksek geri dönüşler demektir.

Buffer ve HootSuite gibi eski araçların yanısıra piyasada yeni sayılan DrumUp adlı araç Facebook, Twitter ve LinkedIn paylaşımlarınızı zamanlamanızı, yani kurmanızı sağlıyor.

Takipçilerinizle etkileşime geçeceğiniz en iyi zaman aralığını bulan DrumUp paylaşımları buna göre gerçekleştiriyor.

Unutmayın, 1 hafta boyunca sıkça paylaşım yaparak 1 ay ara vermek hiçbir zaman iyi bir strateji değildir, bu nedenle zamanlayıcı araçları kullanarak bir kez başına oturarak belki de bir aylık içeriğinizi hazırlayıp zaman ayarlı olarak paylaşabilirsiniz.

2. İyi İçeriği Yeniden Paylaşın

Eğer paylaşmaya değer bir içeriğiniz varsa, yeniden paylaşın.

Bu içeriğin benzersiz, orijinal bir içerik olması gerekiyor.

Örneğin, daha önce bir makalenin bir kısmını kullanarak takipçilerinizle paylaştınız ve çok beğenildi, bir kez daha farklı bir kısmını kullanarak paylaşın.

Ürün gamınızda mükemmel bir ürün var ve bunu takipçilerinizle paylaştınız. Takipçileriniz buna bayıldıysa bu ürünü farklı bir şekilde yeniden paylaşın.

Aynı yere yönlendirebilirsiniz ama paylaşım şekliniz değişmeli. Bu sayede kendinizi tekrarlamazsınız ve spam olarak algılanmazsınız.

Her gün gördüğünüz farklı reklamlara dikkat edin, aynı ürünü farklı özelliklere dikkat ederek reklama çıkaran birçok sektör var. Burada biraz yaratıcılığınızı konuşturmanız gerekiyor.

3. Her Mecrayı Farklı Değerlendirin

Sosyal medya platformları görsel ve metin içeriklerini farklı şekilde gösteriyor. Bu nedenle farklı platformların farklı artılarını, avantajlarını kullanmanız gerekir. Bunu da paylaşımlarınızı çeşitlendirerek sağlayabilirsiniz.

Twitter’ın 140 karakter sınırı var (yakında 280 olacak). Ancak twitter karakter sınırlamasına karşın görselleri kullanıcılarına gayet iyi bir şekilde sunuyor.

Rakamlar da bu söylediğimizi destekler şekilde. Görsel kullanılan tweet’ler yüzde 150 oranda daha fazla retweet alıyor. Facebook’ta ise bu oran yüzde 53. LinkedIn’de ise görsellerin kullanıldığı iletiler yüzde 98 oranla daha fazla yorum alıyor.

İnsanlar görsel uyarılara daha iyi cevap veriyor, bu nedenle tüm içeriğinizi görsellerle desteklemelisiniz.

4. Takipçilerinizi Doğru Yönlendirin

Sosyal medyada paylaştığınız içerik ile sayfanıza bir bağlantı veriyorsunuz diyelim. Eğer takipçiniz paylaşımınızda bahsettiğiniz ürünü tıkladığı sayfada bulmak için zaman harcayacaksa emin olun, harcamaz!

İnsanların zamanları değerli ve kısıtlı, hele ki sosyal medyada ve genel olarak dijital dünyada çok fazla uyaran olduğu için insanlara görmek istediğini anında göstermelisiniz.

Sayfanızdaki bir ürünü sosyal medyada paylaşıp tıklayanı ana sayfaya göndermeniz ve tıklayan kişinin o sayfada görmek istediği ürünü araması sizce ne kadar mantıklı?

Mantıklı değil, ama inanın bu hatayı çok kişi yapıyor. Kendilerine göre haklı gerekçeleri var. “Bir ürünü görmek isteyenler diğer ürünlerimi de görsün” gibi düşünceler olabilir ama ne yazık ki kullanıcılar bunu pek sevmiyor.

5. Tekere Çomak Sokmayın

Tekere çomak sokmak: deyim, birinin yolunda giden işini aksatan, engelleyen davranışta bulunmak. (TDK)

Çalışan, işe yarayan bir yöntem veya strateji bulduysanız çok şanslısınız, bırakın çalışmaya devam etsin. Birçok kişi işe yarayan yöntemlerden vaz geçiyor. Bunun sebebi ise yöntemin çalışıp çalışmadığının tam olarak ölçülmemesi.

Stratejinizi analiz etmeniz için birçok ücretli ve ücretsiz araç var. Google Analytics bunlardan en çok kullanılanı, bir diğeri ise Kissmetrics. Bu araçlar sizi tahminlerle strateji oluşturarak birçok deneme yanılmadan kurtarabilir.

Hang paylaşımların daha çok tutulduğunu analiz edip neden başarılı olduğu üzerine ve bu başarıyı nasıl tekrar edebileceğinize çalışın. Sezgilerinize güvenmenizde bir problem yok ancak bunu kanıtlarla desteklemelisiniz. Kanıt değerindeki verileri ise kullanarak kampanyalarınızı ve stratejinizi geliştirebilirsiniz.

6. Faydalı İçerik Üretin

Sosyal medya içeriğinizin değerli sayılabilmesi için bir problemi çözmesi gerekiyor, sorun çözmese de hiç olmazsa hedef kitleye biraz faydalı olması gerekiyor.

Takipçilerinize günaydın, iyi akşamlar, hayırlı cumalar, iyi haftalar, iyi bayramlar mesajları göndermek her ne kadar iletişimi sürdürse de genelde uzun vadede çok da bağlayıcı olmuyor ve şirketinizi hedefine bir gıdım ulaştırmıyor.

İnsanlar çözüm ve fayda istiyorlar.

Karmaşık sorulara cevaplar, acılarını dindirecek çözümler, hedeflerine ulaştıracak veya engelleri aşmalarına yardımcı olacak bilgiler istiyor insanlar.

İçeriğinizin çok uzun olmasına gerek yok, her şeyi içerikle de çözemezsiniz. Zaten çok uzun da olsa, çözüm de sağlasa insanların buna vakti yok.

Eğer bir şirketiniz varsa öyle ya da böyle insanların bir derdine deva olacak bir ürün veya bir hizmeti insanlara sunuyorsunuz. Önce insanların ne istediğini bilin, sonra onlara çözümü verin.

Burada da yaratıcılığınızı konuşturmanız gerekecek ancak inanın sizin çözebileceğiniz bir problem mutlaka var.

7. İlgi Çekici Başlıklar Kullanın

Hedef kitlenizin ilgisini çekmeniz gerekiyor. Bunun başlıca yöntemi ise başlıkları kullanmak.

Sosyal medya paylaşımınız olsun, sitenizin içeriği olsun, ürün tanıtımınız olsun, insanlar ilk başta başlıklara dikkat eder. Kötü bir başlığı olan mükemmel bir içerik okunmayacaktır.

Gazetelerin yazı işleri toplantılarında dikkat çekici manşetler bulmak için ne kadar zaman harcandığını tahmin edebiliyorsunuzdur. TV reklamlarında ise reklamı başlatan ilk sözler sizin ilginizi çekmek zorundadır. Başlık içeriğin tamamını satar, içerik ise ürününüzü veya hizmetinizi satar.

İyi bir başlık hedef kitlesinden bağımsız değildir, bir sektörde çok iyi işleyen bir başlık başka sektörde aynı etkiyi göstermeyebilir. Bu nedenle bol bol deneme yanılma ve ölçümleme gerekecektir.

Sonuç olarak, sosyal medyada etkili bir şekilde var olmak ve bu çabaların sonuç vermesi için zaman gerekir.

Sistemli ve sabırlı olmanızda fayda var. Bunun yanında ise bol bol analiz, ölçümleme ve iyileştirme ile yatırımınızın dönüşünü takip etmeniz gerekiyor.