Her Youtuber’ın tek bir isteği var: Daha çok izlenmek. Youtube’da daha çok izlenmek için önce Youtube algoritmasının nasıl çalıştığını bilmek gerekir.

Youtube’un bir milyardan fazla kullanıcısı var, bu neredeyse tüm internet kullanıcılarının 3’te 1’i. ediyor. Bu nedenle youtube, dijital pazarlama konusunda hesaba katılacak mecralarından başında geliyor.

Her gün kullanıcılar milyarlarca saatlik video izliyorlar. Sadece komik kedi videoları izleyicilerin dikkatini çekmiyor.  GlobalWebIndex’in araştırmasına göre 4 youtube izleyicisinin 1’i kurumsal bir video, yani bir markanın oluşturduğu içeriği izliyor.

Markanız Youtube’u sosyal medya stratejinizin bir parçası olarak kullanıyorsa mümkün olduğunca fazla izlenim almanız gerekir. Peki bunu nasıl başarabilirsiniz? Ya da bunu başarmak mümkün mü?

Bunu başarmanın ilk adımı Youtube’un algoritmasını anlamak.

Youtube Algoritması Nedir?

Algoritma, wikipedia’da geçen tanımıyla “bir problemi çözmek veya belirli bir amaca ulaşmak için tasarlanan yoldur”.

Youtube Algoritmasının çözmeye çalıştığı problem, ve ulaşmaya çalıştığı amaç ne olabilir?

Google’ın tüm hizmetleri gibi, Youtube’un da amacı siteyi ziyaret eden insanların önüne izlemek isteyecekleri, izleyince beğenecekleri içeriği sunmaktır. Her zaman kullanıcı odaklı çalışan Google nasıl ki bir şey aradığımızda bizi 2. sayfaya geçmemize gerek kalmadan en kısa sürede sonuca ulaştırıyorsa Youtube’un da amacı bundan farksızdır.

Instagram ve Facebook’ta da bu özelliği görebilirsiniz. Facebook ana sayfanızdaki haber kaynağı sizin ilgileneceğinizi düşündüğü içeriği karşınıza çıkarıyor, instagram da keşfet kısmında takip etmediğiniz kişilerin beğenebileceğiniz paylaşımlarını önünüze çıkardığı gibi takip ettiğiniz kişiler arasında da böyle bir sıralama yapıyor.

Her bir dakikada 400 saatlik videonun yüklendiği Youtube, kullanıcılara doğru içeriği önermek için, milyarlarca dolarlık değeri olan bir ürünün çöpe dönüşmemesi için böyle bir algoritmaya ihtiyaç duyuyor.

Youtube algoritması, sadece aramanız sonucunda önünüze çıkan sonuçları değil sitede gezinirken karşınıza çıkan önerilere de karar veriyor.

Youtube’a bir videonun sizin karşınıza çıkabileceği 6 yer var. Arama sonucu, önerilen videolar kısmı, ana sayfa, trendler sayfası, abonelikler sayfası ve tarafınıza ulaştırılan bildirimler.

Google, arama motorunun algoritması gibi Youtube’un da algoritması konusunda ser verip sır vermeme niyetinde, iki nokta hariç. Youtube algoritması yani, “arama ve keşfetme sistemi” iki amaca hizmet ediyor: kullanıcıların izlemek isteyebilecekleri videoları bulmak ve uzun vadeli etkileşim ve memnuniyeti arttırmak.

Peki algoritma bunu nasıl başarıyor?

Çalışma prensibi hakkında bildiklerimiz

İlk başta youtube’un hangi videolara öncelik vereceğini belirleyen kıstas ne kadar çok kullanıcının videoda play butonuna basmasıydı. https://creatoracademy.youtube.com/page/lesson/impact-metrics#yt-creators-strategies-1

Ama burada bir eksik vardı. Görüntülenme sayısı sadece ve sadece içeriğin ne kadar çok oynatıldığını dikkate alıyordu.  İçerik oluşturanlar da bunu farketti ve insanların videolara tıklaması için içerikle alakasız küçük resimler ve spam sayılabilecek açıklama ve başlıklarla görüntülenme sayılarını arttırmaya çalıştılar ve izleyicileri içeride tutmayı, bağlamayı ve etkileşime sokmayı göz ardı ettiler.

2012 yılında youtube sıralama algoritmasını değiştirdi ve etkileşime tıklanmadan daha çok önem vermeye başladı. Daha uzun süre izlenen, yorum alan ve beğeni alan videolar, milyonlarca kez tıklanıp 1-2 saniyelik izleme alanlardan daha önemli hale geldi.

Youtube algoritması nasıl karar veriyor?

Youtube’un 2016 yılında yayınladığı bir makale kullanıcıların siteye girdiklerinde ne göreceklerine karar veren sistemin temel mimarisini gösteriyor.

Konunun uzmanları için fazlasıyla derin bilgi veren bu makalenin asıl anlatmak istediği ise şu:

Youtube, videonuzun iyi ya da kötü olduğuna karar vermiyor.

Youtube sıralama algoritması, hedef kitlenin videolar ile olan etkileşimini izliyor, her gün kullanıcılardan aldığı 80 milyar geri bildirim ile bir yapay zeka sistemi doğru kişiye doğru videoyu doğru zamanda nasıl gösterebileceğini öğreniyor.

Bu geribildirimin başlıca maddeleri ise şunlar:

  • Neleri izliyorlar, neleri izlemiyorlar
  • Bir videoyu ne kadar süre boyunca izliyorlar
  • Her bir oturumda video izlemeye ne kadar süre harcıyorlar
  • Beğeniler, beğenmemeler ve ‘İlgilenmiyorum’ geri bildirimleri

İzlenme Süresi

Youtube tıklanma sayısı ölçütünden vazgeçip bunu izlenme süresi ile değiştirdi. Youtube’un verdiği bilgiye göre bu ölçüt sadece tek başına videoların değil kanalların da sıralamasını etkiliyor. Youtube diyor ki: ‘İzlenme süresi yüksek kanallar ve videolar arama sonuçlarında ve önerilerde daha yüksek sıralamada yer alır”

Ancak unutmayın ki daha uzun videolar oluşturmanız izlenme sürenizi arttırmayacaktır. Baştan sona izlenen 30 saniyelik bir video, 30 saniyesi izlenen 10 dakikalık bir videodan daha üst sıralarda yer bulacaktır. İzlenme süresini arttırmak için yapılabilecek en iyi şey hedef kitlenin izlemek isteyeceği içerikler üretmektir.

Oturumlar

Yazımızda daha önce de bahsettik, Youtube algoritması kullanıcıların uzun vadede etkileşim ve memnuniyetini sağlamaya çalışıyor. Bu amacı gerçekleştirmeye yardımcı olan videolar üst sıralara taşınıyor. Youtube diyor ki: “Eğer kanalınızdaki bir video kullanıcıların başka videoları da izlemesini sağlıyorsa kanalınız toplam oturum süresince izlenen dakika oranında değer kazanır”

Söylemeye çalıştığı kısaca şu. Youtube, insanlara sizin videolarınızı izletmeye uğraşmayacak. Kullanıcıların sitede daha uzun süre kalmaları ve daha çok video izlemeleri asıl amaç.

Doğal erişiminizi nasıl arttırırsınız?

Youtube algoritması hakkında bildiklerimizi kullanarak üst sıralara çıkmak ve daha çok izlenmek için ne yapmalıyız?

Youtube SEO çalışmalarına başlayın
İzlenme süresini arttırarak sıralamada üstlere çıkmak için öncelikle insanlar aradığında bulunur olabilmeniz gerekiyor. Bu da biraz SEO gerektiriyor. Youtube’un da aslında Google gibi bir arama motoru olduğunu düşünürsek SEO burada da geçerli. İçerik üreticilerine youtube tarafından kontrol edebilecekleri bazı önemli noktalar sağlanmış bulunuyor. Başlık, anahtar kelimeler, açıklama gibi unsurları daha etkili kullanmalısınız.

Yazdığınız başlığın ve açıklamanın ilgi çekici olmasına dikkat edin,  bunun yanında videonun ne hakkında olduğunu ve kullanıcının bunu neden izlemesi gerektiğini, izleyerek nasıl bir fayda sağlayabileceğini açıkça belirtin. Anahtar kelimeleri yığarak izleyici çekmeye çalışmak az önce de bahsettiğimiz gibi çok fazla işe yaramayacak, yaramadığı gibi zarar da verecek, unutmayın.

Sizi neden seçelim?
Kullanıcılara videonuz gösterildikten sonraki adım doğal erişim ve sıralamayı iyileştirmeye geliyor. Dikkat çeken küçük resimler kullanmanız gerekecek. Gerçekten tıklanacak bir resim ve metin bulmalısınız, ancak aynı zamanda video içeriğini de özetlemeli, video içeriğinden bağımsız ve yanıltıcı olmamalı.

İzlemeye devam etsinler
Bir kullanıcı videonuza tıkladığında izlemeye devam etmesini sağlamalısınız. İzleyiciye anında müdahale edemezsiniz ama içeriğinizi bu amaca yönelik hazırlayabilirsiniz. Ne kadar uzun süre izlerlerse algoritma o derece lehinize işleyecektir. Bu yüzden videoyu izlemeye başlayan kişiyi videoda tutabilmek için ne gerekiyorsa yapın. Burada da yaratıcılığınızı devreye sokmanız gerekiyor. Belki farklı birkaç taktik deneyebilirsiniz, mesela videonun başında videonun sonunda paylaşacağınız önemli bir bilginin bir kısmını paylaşabilirsiniz. İçeriğinize göre bunu şekillendirmek size kalmış.

Sadık aboneler edinin
Tubefilter’ın verdiği bilgiye göre sıralamanızı etkileyen unsurlardan biri de izlenme hızı. Ne kadar çok aboneniz videonuzu yayınlamanızın hemen ardından izlerse o kadar iyi. Ne kadar çok aboneniz varsa ve bu aboneler ne kadar aktifse sizin de rakibinizi geride bırakma ihtimaliniz o kadar fazla.

Oynatma listelerini kullanın
Bir haftasonunda bir dizinin bir ya da iki sezonunu bitirdiğiniz oldu mu?  Bir bölümü bitirdikten hemen sonra arkasından başka bir bölümü önünüze koyarlar. Zaman kavramını kaybederek izlemeye devam edersiniz.

Youtube’da oluşturulabilen oynatma listeleri kullanıcıları daha çok tüketmeye yönlendirir, aboneleri kendine bağlar ve izlenme oranınızı tepelere çıkarır. Alakasız birçok videoyu aynı oynatma listesine koymak yerine belli hedef kitleye yönelik listeler oluşturmayı unutmayın.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, bir kullanıcı sizin videonuzu izledikten sonra ne kadar çok izlemeye devam ederse algoritma sizin videonuzu öne çıkarıyor. Bu nedenle belli bir konuda sınırlı sayıda videonuz bulunuyorsa ticari anlamda rakibiniz olmayan başka bir kaynaktan oynatma listesine videolar ekleyin.

Youtube Analytics’den dersler çıkarın
Youtube detaylı analizler yayınlayarak videolarınızın, oynatma listelerinizin ve kanalınızın performansını ölçmenize yardımcı oluyor. Hangi videoların daha uzun süre izlendiğine dikkat edin ve neden izlenmiş olabileceği üzerine düşünün. Hangi tarz videoların daha iyi performans gösterdiğini anladıktan sonra analiz geçmişinize bakarak kendinize hedefler koyun. Bu hedefler görüntülenme sayısı, abone sayısı, izlenme süresi gibi hedefler olabilir.

Kötü performansı olan bir video tüm kanalınızı aşağı çekebilir. Bu nedenle bu tarz kötü performans gösteren içerikleri yenileyin, yeniden çekin veya başka videolarla değiştirin.

Son olarak şunu söylemeliyim. Google, Facebook, Instagram… Hepsi için geçerli olan her şey Youtube için de geçerli. İnsanlara kaliteli içerik vermek her zaman sizin yararınıza. Bu nedenle her zaman en iyisini yapmaya çalışın.

Bir yazının daha sonuna geldik. Yazıyla ilgili düşüncelerinizi yorum kısmında paylaşırsanız sevinirim. Sosyal medya pazarlama ve genel olarak dijital pazarlama ile ilgili konularda daha sık yazmaya çalışacağım. Görüşmek üzere.